Bir yılı daha kapatırken, yapmayı sevdiğim gibi bir retrospektif üretmek istedim, zira 2022 Tunç ailesi için çok özel bir sene oldu. Aynı zamanda tesadüfi bir şekilde, Hollanda’ya ilk ayak bastığım tarih de 11 Ocak 2020 olduğu için böyle her biten yılla beraber aslında bu ülkede tamamladığım bir yeni yılı daha gözden geçirme fırsatı oluyor bana.

2020 Ocak’ta başlayan değişim dalgası, bizim için hiç hız kesmeden devam ediyordu. Tam 3 sene önce bugün Eindhoven havalimanına ayak bastığımı hatırlattı bana yine Google Photos.

Türkiye’yi, 30 yıldır yaşadığımız yerleri, ailemizi ve arkadaşlarımızı bırakarak Hollanda’ya taşınmanın ilk adımı olan o tek yön uçuşu yaptığım, o mücadelelere girdiğimiz günler sanki dün gibiyken, üzerinden tam 3 sene geçtiği gerçeği bile kendi başına neden zaman birimlerinin anlamını yitirdiğine bir örnek.

Geçenlerde gördüğüm ve tam olarak hislerimi anlatan bir miğm

Just Another Expat’s Chronicle (v1.1.3108) yazısını yazdığımda henüz 1 yılımız bile bitmemişti. Ekin okula başlamamıştı henüz, birçok şeyi bilmiyorduk, birçok şey ambalajı bile açılmamış yepyeni bir deneyimdi.

O zamandan bu zamana bizim hayatımızı geçtim, dünya dahi çok değişti. Genelde pesimist bir kişi değilimdir ama tarafsız olarak bakıldığında 2020’nin başından beri, 100 yılda bir olur denen bir sürü olay başımıza geldi, belki bazı şeyler hiç geri gelmemek üzere hayatımızdan gitti. Yeni şeyler de kazanıldı elbet, bizi öldürmeyen acılar güçlendirdi ama genele bakıldığında aslında insan ırkı olarak kaybettiklerimiz (sağlık, iklim, dünya barışı, refah) daha büyük gibi geliyor bana.

Yine de süngüyü düşürecek zaman değil, herkes birey olarak elinden geleni yapmaya devam ederse umudum yüksek. Belki bu dersi almamız gerekiyordu hepimizin kendisine gelmesi için. Ama bazı insanlar için bu kayıplar çok çok daha büyük oldu, bu açıdan da çok üzgünüm.

Familie Tunc

Bize gelecek olursak, 2022 bizim için gerçekten çok büyük değişimlerin olduğu bir yıl oldu. İnsanın hayatını tanımlayan faktörler değiştiğinde bunlara life event derler ya genelde, bizim hayatımızda bu sene birden fazla life event vuku buldu. Son birkaç yılda zaten çok sayıda değişiklikle mücadele eden bünyelerimiz bir de üstüne bu sene oldukça büyük işlerin altından kalktı.

Bunlardan en önemli olanı zaten önceki yazımda anlatmıştım. Ailemiz 2022 Temmuz ayında Ediz Tunç beyefendinin aramıza katılmasıyla beraber 4 kişi oldu.

4 kişi olarak kutladığımız ilk yeni yılımız

Bu zaten tek başına 2022’nin neden bu kadar özel bir yıl olduğunu ve büyük bir “challenge” yılı olduğunu anlatıyor. Güzellikleriyle, zorluklarıyla Ediz’in 6 ayı uçtu gitti bile baktığımda.

Bunun dışında da irili ufaklı daha birçok çelınc ile karşı karşıya geldik, kimisi güzel ve keyifli, kimisi ise çetin ve tatsızdı.

Mesela Şubat ayında ailece Coronavirüs’e yakalanmamız hadisesi var, neyse ki onu bir şekilde atlattık ama Özge’nin o sırada hamile olması nedeniyle korkulu ve karanlık günler geçirdik. Görünen o ki insan ırkı zannettiğimizden daha dirayetliymiş, neyse ki Özge de Ediz de bu badireyi kalıcı bir sorun olmadan atlattı.

Derken Ediz’in doğumunda yaşanan minör de olsa bazı komplikasyonlar bizi biraz germişti. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda birer anıdan öteye gitmiyorlar.

Bu ve buna benzer, birazdan anlatacağım daha bir sürü olaya da rağmen, üstesinden geldik hepsinin. Ve kendimizi kazasız belasız 2023’e atmayı başardık.

Hollanda’da 3 Yıl

Bir yandan bakarsanız 3 sene az bir süre gibi, ama bir yandan da, bu kulağa az gibi gelen süre zarfında binlerce olay yaşamışız dönüp baktığımızda. Hayat, sizin mentalitenize ve çabanıza (ya da ataletinize) bağlı olarak çok süratli bir şekilde iyiye ya da kötüye doğru değişebiliyor. Bizimki ne mutlu ki genellikle iyiye doğru evrilmiş bu süreçte.

Ev değiştirmek, araba değiştirmek, hayatımıza yeni birinin kalıcı olarak katılması, bizi evimizde ziyarete gelen insanlar, çıktığımız seyahatler, atlattığımız hastalıklar ve badireler, girdiğimiz mücadeleler, bizi öldürmeyip aksine güçlendiren nice zorluklar. Tüm detayları burada vermek istemiyorum zira bu yazıdan sonra Expat Chronicle’ımın ikinci versiyonunu yayınlamayı planlıyorum. Burada yer vermediğim bazı konuları (Hollanda’da eğitim, sağlık, emlak süreçleri vb.) detaylıca anlatıp meraklısını bilgilendirmeye çalışacağım.

Şimdilik şunu söyleyebilirim ki artık burada geçirdiğimiz süre sonunda yavaş yavaş Hollanda’ya adaptasyonumuzun ve entegrasyonumuzun çok daha arttığını düşünüyorum. İlk geldiğimiz zamanlarda Covid dalgasının da etkisiyle bulamadığımız sosyalleşme fırsatlarını, bu sene daha rahat bulduk, yeni ortamlara girdik, yeni insanlarla tanıştık ve dil becerimizi de oldukça artırdık ailece. Özellikle de dil konusunda kendimizi hayli ilerlettik, “İngilizce ile her işi hallediyoruz nasılsa” demedik, bu ülkenin dilidir diyerek Flemenkçeyi de öğrenme konusunda somut adımlar attık geçtiğimiz yıl. Hatta öyle ki şahsım adına ben kendimi sınama amacıyla Inburgering sınavlarından bir ikisine girip geçtim bile. Hoş, dürüst olmak gerekirse bu bir achievement sayılmaz çünkü beklediğimden çok daha kolaymış A2 seviyesi. Benim nihaî amacım zaten dili akıcı konuşabilene kadar öğrenmeye devam etmek. Nasıl öğreniyorsun derseniz, tamamen kendi imkanlarımla. Cep telefonu uygulamaları, televizyon, çocuk kitapları, Google Translate, fırsat buldukça günlük hayatta pratik. Neticede zihniniz bunu öğrenmeye odaklıysa bir şekilde öğreniliyor.

Ekin için de bu yıl başarı dolu bir yıl oldu, ikinci sınıfa başladı ve tüm öğretmenleri hem dil gelişiminden hem de genel davranış gidişatından çok memnunlar minik kuşumun. Ekin okulunu çok seviyor ve elinden gelen gayreti gösteriyor uyum sağlamak için. Bize de onunla gurur duymak kalıyor tabi. Ha bir de tabi kendisi doğum gününün 3 Ocak olması itibariyle yeni yılla beraber yeni yaşına da girdi.

Karne, yeni yıl, doğum günü, ve daha birçok şeyin birleşimi hediyesi

Hanımefendiye 6. yaşgününde, ona artık küçük gelmeye başlayan ilk bisikletinin yerine daha büyük bir bisiklet alma sözümüz vardı, bunu yerine getirdik.

Yılın ilk bisiklet turuna yeni bisikletiyle çıktık

ASML Gebouw 3

Benim için işyerinde de önemli bir değişiklik oldu, uzun süredir çalıştığım Flight Forum ofisi sonunda Veldhoven merkez kampüste yapılan yeni binaya taşındı. Bu da büyük bir değişiklik çünkü uzun zamandır Flight Forum’daki ofiste sorunlar yaşamaya başlamıştık. Eski bir binaydı ve diğer şirketlerle paylaşmak durumunda olduğumuzdan zaman zaman sıkıntılar ortaya çıkıyordu.

Merkez kampüsteki 3 numaralı bina ise ASML’nin en yeni yaptırdığı ve çok modern bir bina. Bizim ekip de bu binanın en üst katında yer alıyor. Hem ofis çok rahat hem de manzara nefis.

#lifeatasml

Şu anda bir süredir hibrit çalışma modeline geçtik, yani 3 gün ofiste, 2 gün evde çalışıyoruz. İlk önceleri evde çalışmaktan bunaldığım ve ofisi özlediğim için bu fikirden hoşlanmamıştım ama şu an en güzel çalışma modelinin bu olduğunu düşünmeye başladım. 2 gün üst üste ofise gittikten ve verimli bir şekilde çalıştıktan ya da toplantılara katıldıktan sonra mesela ertesi gün sukünet içinde evden çalışmak insana çok hoş geliyor. Bu yeni ofis Flight Forum’a göre eve biraz daha yakın olduğu için de bisikletle gidip gelmek çocuk oyuncağı. Kar kış yağmur fırtına demeden gidiyorum ofise keyifle.

Kar kış derken lafın gelişi demiyoruz

İnsanın en azından haftada 4-5 kere bisiklet yolculuğu yapması büyük bir zindelik veriyor ve hiç spor yapmasa bile vücuduna iyi bir stimülasyon. Bisiklet kadar güzel bir şey yok dünyada.

Bir Yeni Yıl Klasiği: Vuurwerk

Evet yine bu sene de geçen senelerde olduğu gibi, muhteşem bir görsel şov ile terörizm arasındaki ince çizgide seyreden bir havaifişek atımı vuku buldu. Bana hala çok enteresan gelen bir olay çünkü benim bildiğim, havai fişeği atarsın, izlersin keyfini çıkarırsın ve biter. Ama Hollanda’da nedense bunu çok ciddi bir görev gibi saatlerce icra eden insanlar var. Yani öyle ki mesela 1 hafta öncesinden test atışları başlıyor, ondan sonra 31 Aralık sabah 10’da görevlerinin başına geçiyor bu kişiler. Gece yarısına doğru artan bir sıklıkla yine fişek, torpil, kızkaçıran, ne varsa. Saat 12:00 olduğunda ise gerçek bir çatışma ortamını andıran “artillery barrage” başlıyor.

Ha benim koçuma ha gayret

Geçtiğimiz sene annem yeni yıla burada girmişti ve atılan havai fişeklerden korkup çarpıntısı tutmuştu 😀 Uzaktan bakarsanız çok güzel bir görsel şölen ama yakınında durduğunuzda gerçekten korku ve rahatsızlık veriyor, çocuk çoluk gecenin bir yarısı korkuyla uyanıyor. Geçen seneki evimizin tam önündeki sokakta delicesine, nefes aldırmaksızın ve gece 4’e kadar atılan havaifişekler ve torpiller beyin sarsıntısı geçirmemize sebep olmuştu. Bu sene biraz daha uzaktan izleme şansımız oldu ve neyse ki bu seneki yasaklara uyarak saat 2’de paydos verdiler. Bir şekilde hükümet bu havai fişek geleneğinin önünü alamıyor, Hollanda’da satışına yasak konulsa gidip Belçika’dan ne bileyim Almanya’dan toptan alıp geliyorlar. Toptan derken de kastettiğim öyle üç beş tane çatapat şeklinde değil, 20’şer kilo (yasal sınır) yani bir bagaj dolusu patlayıcı ve havaifişek ile geri dönüyorlar. Yani ben ki, çocuklukta patlayıcılarla oynamaya kronik bir düşkünlüğü olan bir birey, ben bile anlamakta zorlanıyorum bu olayı. Hani amacını ve keyfini kaybetmiyor mu bir noktadan sonra, ilginç.

Yeni Evimiz

Bu sene ve geçen sene Hollanda’da gayrimenkul açısından çok hareketli ve hatta kaotik bir yıl olmuşken yavaştan biz de kirada oturduğumuz evimizden kendi evimize geçme planları yapıyorduk ve ne mutlu ki 2022’de bu niyetimizin gerçekleşmesi kısmet oldu. Esasında 2022 değil 2021’de kısmet olmuştu ama eve taşınmamız 2022’ye denk geldi, zira eski ev sahipleri evi teslim etmek için maksimum süre olan 6 ay boyunca beklemeyi tercih etti.

Zaten süresiz kontratlı bir evde oturduğumuz için ve kirası da öyle müthiş yüksek olmadığı için keyfe keder bir ev arayışındaydık, bu ev de tam bizim aradığımız gibi bir ev, Ekin’in okuluna da yürüme mesafesi olunca biraz şansımızı zorladık, keseyi de zorladık. Belki biliyor olabileceğiniz üzere Hollanda emlak piyasasında işler Türkiye’deki gibi yürümüyor ve kapalı artırma (closed bidding) şeklinde fiyat teklifi veriyorsunuz. Teklifler arasından ev sahibinin kabul ettiği meblağ artırmayı kazanıyor ve satış yapılıyor. Biz de biraz açıkçası evi kaçırmamak için “overbid” dediğimiz, evin satış fiyatının, hatta ve hatta rayiç bedelinin üzerinde bir teklif sunmak zorunda kaldık. Bunların detaylarını sonraki yazımda vereceğim ama netice itibariyle düşük bir faizle ve 30 yıllık bir kredi çektiğimiz için yine kira ödemekten bir farkı olmadı aylık bazda.

Evimiz yapım yılı olarak bölgedeki birçok ev gibi oldukça eski ama oldukça güzel ve sağlam bir ev. Köşe ev (Hoekwoning) olduğu için de araba garajı, daha büyük bir bahçe ve geniş bir depoya sahip olması gibi güzel avantajları var.

Trambolinsiz olmaz

Tabi bir Hoekwoning’i ısıtmak biraz daha meşakkatli. Ama biz bu evin genel aurasını o kadar beğendik ki, görür görmez bizim için uygun bir ev olduğunu hissettik. Epey de savaş verdik bizim olması için ve sonunda başardık.

Evin boya badanasını, kaba ve ince bakımını baştan aşağıya ben üstlendiğim için Nisan 2022 çoğunlukla ırgat modunda geçti benim için. Masabaşı çalışan birisi olarak arada bir elimle iş yapmak hoşuma gidiyor, hem de Hollanda’da bu tür işler öyle böyle pahalı olmadığı için eğer kendiniz yaparsanız o para cebinizde kalıyor. Hatta düşününce kendi işinizi bırakıp bu işlere girmeyi falan düşünmeye başlıyorsunuz.

Hal böyleyken 2 hafta bir izin kullandım ve Özge de o sıralarda hamile olduğu için çoğunlukla boya, sıva, alçı ne varsa kendim yaptım. Hatta minnoş da kendi odasının rengini kendi seçti, boyamasına da yardım etti. Hatta Özge (ve dolaylı yoldan Ediz) bile bazı işlere, ince rötuşlara yardım etti. İşyerinden arkadaşım da sağ olsun birkaç gün bana yardıma gelerek işlerimi hafifletti ve böyle imece usulü koca evi hallettik.

Epey enerji harcadık ama sonuç buna değdi. Şimdi her köşesinde emeğimizin olduğu, kendi keyfimize göre boyayıp dayayıp döşediğimiz evimizin tadını çıkarıyoruz. Eindhoven çevresinde boya, sıva, elektrik, sıhhi tesisat, korniş asma falan ne işiniz varsa uygun fiyata (günlük bir tavuk kapsalon bir kola) gelip yaparız efem.

Yılın ortalarında da evimize hemen 9 tane güneş paneli taktırdık, çok güzel oldu. Uygulaması da var, takip ediyorsunuz anlık, günlük, aylık ya da yıllık ne kadar enerji üretildiğini. En sevdiğim şey 😀

Şimdi sırada hedefimizde ısı pompası taktırmak, yalıtımı güçlendirmek ve bazı pencereleri değiştirmek var. Şu an en revaçta olan konu biliyorsunuz enerji verimliliği. Biz de hızlıca bu işe giriştik birçok şeyden önce. Bunun dışında da bir sürü irili ufaklı poroce var şahsen kafamda, zaman ve enerji buldukça ben de kendi meşrebimce bunlara girişiyorum. Parkelerin zımparalanması, reçinelenmesi, ufak tamirat, sağa sola aplik, led, şu bu takılması gibi keyfe keder işleri sırayla yapıyorum tatlı tatlı. Bu durumdan benim kadar Praxis de oldukça memnun, şimdiye kadar boyasıydı malzemesiydi derken herhalde birkaç bin euro’yu Praxis’e gömdüm. Aynı bizim Koçtaş’a benziyor, hiç yabancılık çekmiyorum gezerken 😀

Ailelerin Ziyareti

Bu sene aynı zamanda ilk defa yeni evimizde ailelerimizi ağırladık. Önce tam Ediz’in doğduğu sıralarda Özge’nin annesi ile babası, bir ay kadar sonra da benim annem, bizi ziyaret ettiler, bir süre kaldılar. Bunun, birikmiş özlemden ve üstüne bir de bir bebeğin doğumu gibi büyük bir olaydan sonra, hem onlar hem de bizim için ne kadar büyük bir hoşluk olduğunu anlatmama gerek yok. Nitekim, normalde her yaz Türkiye’ye ziyarete gitmemize rağmen 2022 yazında Ediz’in doğumu sebebiyle bu ziyaretimizi yapamamıştık. Ama sağ olsun onlar kalktı geldiler bu sefer. Bize büyük moral ve sevinç oldu bu.

Ediz’in bakımında olsun, ev işlerinde olsun büyük bir yardımları olması bir yana, evin böyle kalabalık ve curcuna hali özlenen bir görüntü. Evde hayat ve hareket oluyor, neşe ve bereket oluyor.

Geldikleri dönem yaz olduğu için de yeni doğmuş bir bebeğe rağmen bir miktar gezme fırsatı bulduk. Örneğin annem önceki geldiğinde (Aralık 2021 civarı) hemen hemen her yer Corona nedeniyle kapalıydı, ne yazık ki hiçbir şey görememişti. Bu seferki geldiğinde her yer normale dönmüş olduğu için biraz daha güzel vakit geçirdik. Hem de torunlarını görme imkanı buldu.

Overview

İşte genel olarak bakıldığında müthiş yoğun ve hareketli bir yıl oldu diyebilirim rahatlıkla. Ailemizin bir kişi büyümesi, yeni bir ev, yeni ofis, yeni araba (takdir edersiniz ki aile büyüyünce dar bagajlı hibrit Auris yerine bir SUV almak da şart olmuştu), diye böyle yazdıkça uzayıp giden bir “yeni”ler senesi oldu 2022.

Fotoğraf 1: Kasım 2016, ODTÜ Teknokent/Ankara
Fotoğraf 2: Ağustos 2022, Genderbeemd/Eindhoven

Dilerim 2023 de dinamik bir yıl olur ve her sene yeni yıla girerken “aman git aman git yeni yıl gelsin” hissini bir nebze olsun azaltır. Çünkü biliyorsunuz 2020’den beri her yılın bitiminde “bu lanet yıl bitsin, yenisi gelsin” hissi revaçta. Sonuçlarına bakınca bunu yapmayı bıraksak mı dedirtiyor. Ama 2022 zor geçse ve dünya için o kadar da güzel bir yıl olmasa da şahsım için güzelliklerle dolu bir yıl oldu. 2023 bundan daha kötü olmasın, bana yeter.

Bu minvalde herkese bir kez daha iyi yıllar diler, bir sonraki yazımda (ihtişamlı bir yazı olacağını garanti edebilirim) sizleri ağırlamayı umarım. Sabırla bekleyiniz.

Met vriendelijke groet,

DT


DT

Random word generator.

0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir